1 Aralık 2013 Pazar

bir varmış bir yokmuş


blog firtinasi odev 1

bir varmış bir yokmuş
develer tellal iken
pireler berber iken
ben annemin beşiğini
tıngır mıngır sallar iken
annem düştü beşikten
babam koştu eşikten

eskiden masallar böyle başlardı, eskiden insanlar bir oda içinde 5-6 çocukla birlikte yaşardı. bugün düşündüm durdum nasıl uyur, nasıl ders çalışır, tuvalet sırasını ne yaparlardı? anne-baba olmak daha mı zor daha mı kolaydı?

bir varmış bir yokmuş, bir anne baba 9 çocuğuyla beraber küçük bir oda içinde yaşarmış. bu zavallı anne üstelik bir de dokuz çocuk kaybetmiş, dile kolay 18 hamilelik kimileri doğumla kimileri düşükle sonuçlanan 9 kayıp. anneciğin içine oturan, parmağından hiç çıkmayan küçüçük kıymıklar. ama insan öyle ki, zamanla kıymık üzerine doku yapıp onu kocaman bir çıban haline getirdiği gibi kadıncağızın küçücük kıymıkları da büyümüş büyümüş irinli çıbanlar oluvermiş. 9 ayrı çıban, dokunanı yakan, zavallı anneciğin dahi farkında olmadığı hem kendini hem de çevresindekileri yakan 9 ayrı irinli çıban. annecik o kadar kanıksamış ki bu durumu, bunun farkında olmadan öyle uzun zaman geçirmiş ki çıbanlarından sızan irinleri farkında bile olmadan herkese bulaştırmış. zavallı annecik nasıl da bir zincirleme reaksiyona yol açtığını bilememiş hiç. hayatta yaşanan öfkelerin hep içinde kaldığını, öfkeyi hep başka bahanelerle başkalarına aktardığını, o başkalarının da aldıkları öfke yükünü kendi çevrelerine taşıdığını. nereden bilsin zavallı annecik, neredeyse her sene hamilelik yaşamaktan ve doğum yapmaktan, çocuklara bakmaktan, iş görmekten, tarlada tapanda çalışmaktan, kocasının keyfini yapmaktan fırsat bulamamış ki kendini anlamaya dinlemeye. kim bilir belki de böylesi daha iyiymiş.

kadınlar eskiden de günümüzde de hep çalışmak zorunda. evde çalışırlar, işte çalışırlar, güya ev kadını olanlar bağda bahçede çalışır hayvanların bakımını yapar, yemek yapar, çocuklara bakar, temizlik yapar, bir de bu kadar işin içinde gezme gezer. çalışan kadınlar ise işten çıkar koşarak eve gelir çocuklara bakar, yemek yapar, temizlik yapar, çamaşır yıkar. yani kadınlar her zaman çok çalışır. köle gibi çalışır. ama adına hiç sen bizim kölemizsin denmez, hep annelik çok yücedir, kadınlar çok değerlidir. iyi de dünyada rahat edemedikten sonra ne yarar? bir tek gün hasta olma hakkını kullanamadıktan sonra neye yarar?

kadınların eğitimleri o irinlerin oluşmaması ve başkalarına aktarılmaması yani toplumun refahı için gerekli ve yeterlidir.

sevgiyle:)






Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme