yazarı: joanne greenberg
yayınevi: metis
sayfa sayısı: 282
çevirmen: nesrin kasap
okurken hem zorlandığım hem de keyif aldığım kitaplardan biriydi. kitap ağacının nisan ayı olarak seçtiği bu kitap, uzun zaman sırf adından ötürü merak ettiğim ancak içeriği hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığım bir öyküydü. adına bakıp hayal ettiğimden bambaşka bir yola çıkardı beni. okurken önceleri ya ama bende böyle hissediyorum sıklıkla diye düşüncelere daldığım ancak böyle düşündüğümü fark edebildiğime göre sorun yok kararına vardığım, bir şizofren gözünden hastalığının anlatıldığı konusu güzel ancak edebi olarak bazen çok verimli olmayan bir kitap. ama o kadar çok yeri işaretledim ve insanların birbirlerine davranışlarının berbatlığını, bunun feci sonuçlarını, olayları yorumlayışımızın bizi gerçekten hasta edebileceğini düşündüren, hastalık (delilik) ile sınırın ne kadar ince olduğunu anımsadım. ve hatta insanı yaşadığı toplumda çöküntüden ya da delilikten koruyan şeyin ne olduğuna dair uzun uzun düşündüm. en çok dikkatimi çeken dünyada adaletin olmadığının vurgulanması ve bu esnada kurulan o güzel cümle sana gül bahçesi vadetmedim ve ayrıca cehennemde olan insanlar için şeytanın sadece bir kişi oluşuydu. en sonda yer alan insan onuru ve bunun korunması ve iletişimde kalmak yani dünya gerçekliğinden kopmamak için var güçle çalışmak ise bir akıl hastasının gözünden kaybedilmemesi gereken en önemli olgu olarak vurgulanmıştı.
okunmasını tavsiye edeceğim ancak hemen arkasına bir new york times best seller okunarak getirdiği ağır yükten kurtulunması gerektiğini düşündüğüm güzel bir kitap #sanagulbahcesivadetmedim
sevgiyle ve kitapla :)
17 Nisan 2015 Cuma
13 Nisan 2015 Pazartesi
zaman planlama
bir süredir zamanı düzgün kullanamama ve sonucunda planladığım işleri yetiştirememe sorunuyla uğraşıyorum. bu nedenle bugün bloglar arasında biraz gezindim ve bazı ilkeler belirledim kendime bakalım ne kadar başarılı olacağım.
öncelikle zaman tüketen etkenler:
1. sosyal medya ve internet => en büyük problemim, sayfalar arası gezinmem bitmiyor bir türlü
2. misafir => bir çay ya da kahve içmeye gelen arkadaşlar konsantrasyon katili, ya da yemek sonrası uzayan muhabbet
3. toplantılar => çok sık olmuyor ama olunca çok uzun sürüyor
4. dağınıklık => ortalık dağınık olunca düzgün çalışılmıyor net
5. kararsızlık => ikinci büyük problem, çok iş var ve öncelik sırası olmadığı için kafam allak bullak, hiç birisi yapılmıyor bu durumda.
bunlar için kendime çıkardığım önerilere gelince:
1. en önce kendine nazik ol, yapamadıkların için acımasız davranıp moralini daha da çok bozma.
2. yapacağın işi küçük parçalara böl ve yaptıkların için kendine ödüller koy.
3. yazarak zihnini toparla, dağınık düşünceleri sıraya koy.
4. gevşe-gevşe-gevşe.
5. dikkat dağıtıcılardan uzak dur.
6. işe özel plan yap ve plana uymak için azami çaba göster. çalışma sürelerini belirle.
7. bir işi ilk kez ya da son kez yapıyormuş gibi yap.
8. belirli bir süre çalış, her saat başı 10 dk mola ver. çalışırken sıkıldığında beş dakika daha çalışmaya devam et.
9. konsantrasyon kayıplarını işaretleyeceğin kontrol çizelgesi yap. gün içindeki çalışma kayıplarını bu çizelgeye işaretle.
10. önce zor işleri yap. önemli görüşmeleri sabah yap.
11. not alma alışkanlığı edin.
12. yıllık plan, aylık plan, haftalık plan, günlük plan yap.
bu durumda bugün kendime plan yaptım.
önce iş planları:
2015 yılı için planım
1. 4 makale yollamak
2. eylülde tubitak projesi yollamak
nisan ayı için planlarım
1. elimde yazılı olan iki makaleyi uygun dergilere göre düzenleyip yollamak ancak makaleleri bir kez daha cümle cümle okumak
14-20 nisan haftası için planlarım
rt makalesini düzenlemek ve yollamak
14 nisan için planım
hocaya bilgilendirme maili atmak (9-10)
makalelerin çıktılarını almak (9-10),
ders için hazırlık yapmak(10-12)
dersi unutmamak (13-14.30)
notları girmek (15-16)
bakalım nasıl gidecek. buraya yazmakta bir tür zorlama olacak kendime. umarım artık kafa karışıklığından kurtulur planlarımı gerçeklerim yaparım...
hobi planları ise
2015 yılı için
52 kitap okumak
kitap ağacı toplantıları düzenlemek
4 arkadaşıma fular örmek
kutu boyama işini ilerletmek
nisan ayı için planlarım
4 kitap daha okumak
3 kutu boyamak, süsleme için fikir bulmak,
kitap ağacı toplantısı düzenlemek
14-20 nisan haftası
küçük sırlar kitabını bitirmek
acımak kitabını bitirmek
sevgiyle:)
öncelikle zaman tüketen etkenler:
1. sosyal medya ve internet => en büyük problemim, sayfalar arası gezinmem bitmiyor bir türlü
2. misafir => bir çay ya da kahve içmeye gelen arkadaşlar konsantrasyon katili, ya da yemek sonrası uzayan muhabbet
3. toplantılar => çok sık olmuyor ama olunca çok uzun sürüyor
4. dağınıklık => ortalık dağınık olunca düzgün çalışılmıyor net
5. kararsızlık => ikinci büyük problem, çok iş var ve öncelik sırası olmadığı için kafam allak bullak, hiç birisi yapılmıyor bu durumda.
bunlar için kendime çıkardığım önerilere gelince:
1. en önce kendine nazik ol, yapamadıkların için acımasız davranıp moralini daha da çok bozma.
2. yapacağın işi küçük parçalara böl ve yaptıkların için kendine ödüller koy.
3. yazarak zihnini toparla, dağınık düşünceleri sıraya koy.
4. gevşe-gevşe-gevşe.
5. dikkat dağıtıcılardan uzak dur.
6. işe özel plan yap ve plana uymak için azami çaba göster. çalışma sürelerini belirle.
7. bir işi ilk kez ya da son kez yapıyormuş gibi yap.
8. belirli bir süre çalış, her saat başı 10 dk mola ver. çalışırken sıkıldığında beş dakika daha çalışmaya devam et.
9. konsantrasyon kayıplarını işaretleyeceğin kontrol çizelgesi yap. gün içindeki çalışma kayıplarını bu çizelgeye işaretle.
10. önce zor işleri yap. önemli görüşmeleri sabah yap.
11. not alma alışkanlığı edin.
12. yıllık plan, aylık plan, haftalık plan, günlük plan yap.
bu durumda bugün kendime plan yaptım.
önce iş planları:
2015 yılı için planım
1. 4 makale yollamak
2. eylülde tubitak projesi yollamak
nisan ayı için planlarım
1. elimde yazılı olan iki makaleyi uygun dergilere göre düzenleyip yollamak ancak makaleleri bir kez daha cümle cümle okumak
14-20 nisan haftası için planlarım
rt makalesini düzenlemek ve yollamak
14 nisan için planım
hocaya bilgilendirme maili atmak (9-10)
makalelerin çıktılarını almak (9-10),
ders için hazırlık yapmak(10-12)
dersi unutmamak (13-14.30)
notları girmek (15-16)
bakalım nasıl gidecek. buraya yazmakta bir tür zorlama olacak kendime. umarım artık kafa karışıklığından kurtulur planlarımı gerçeklerim yaparım...
hobi planları ise
2015 yılı için
52 kitap okumak
kitap ağacı toplantıları düzenlemek
4 arkadaşıma fular örmek
kutu boyama işini ilerletmek
nisan ayı için planlarım
4 kitap daha okumak
3 kutu boyamak, süsleme için fikir bulmak,
kitap ağacı toplantısı düzenlemek
14-20 nisan haftası
küçük sırlar kitabını bitirmek
acımak kitabını bitirmek
sevgiyle:)
11 Nisan 2015 Cumartesi
neredeyim ben?

kafamda bin tane soru? neredeyim ben? ne yapıyorum? neden başaramıyorum?
düzen sağlayamıyorum? düzeni devam ettiremiyorum?
türkiye gibiyim sistemim sistemsizlik oldu. ama neden?
bir şey okurken ya da izlerken aklım dağılıveriyor neden?
çok fazla işim oluyor ve bunları bir düzen içinde bitiremiyorum neden?
neden planlarımı uygulayamıyorum mesela? neden her işim son dakikaya kalır oldu?
aklım neden bu kadar karışık?
toplumun hırslarına kapılmadan kendimle rekabet edeceğim sadece derken neden bu rekabetin bu kadar dışında kaldım ve neden bu kadar rehavet içindeyim? ve nasıl çıkacağım bu saçma sapan döngüden?
evet biliyorum durumun farkında olmak bile çözüm için atılmış adım ama çözüm neden bu kadar uzak?
kafamda deli sorular?
1 Mart 2015 Pazar
sosyal medya ve ben

çağımızın tutkusu sanırım sosyal medya. birbirimizden o kadar uzak ve birbirimize o kadar yakınız ki sosyal medyadan kopamıyoruz. birbirimizden çok uzağız çünkü en yakınımızdakilerle ortak noktamız kalmamaya başladı. ortak noktalarımız olduğunu düşündüklerimiz ise uzakta. tanıdıklarımızdan uzak kalmak, ttanımadıklarımızla yakınlaşmak istiyoruz. hem saklı kalmak hem de görünür olmak. ikircikli bir durum vesselam.
sosyal medyada yer almazsam kendimi garip hissediyorum artık. facebook, twitter, blogger, whatsapp, instagram, ekşisözlük, vikitap, bilumum internet sitelerinde hesabım var ve fink atıyorum :p. internete bağlı, kocaman ekranlı cihazlar ile her an başkalarının yanındayız. Ben böyleyim en azindan. Bulunduğu ortamda sıkılan, başka dünyalara açılmak isteyen, ya da yaptığı herşeyi paylaşmaya çalışan ama bunu tanımadığı veya uzakta olan insanlarla yapmaya çalışan garip varlıklar olduk her birimiz. Bu durumdan memnunum galiba yoksa bu kadar içinde yer almazdim bu sistemin.
Seviyorum seni sosyal medya. anonim kalabilmek istiyorum. Sevmediğim ama bazı nedenlerle yanında kalmak zorunda olduğum insanları kendinden uzak tutabilme yolumsun bazen. özgür olmanın anahtarı
İşte öyle bir iç dökme. Sevgiyle :)
28 Şubat 2015 Cumartesi
tam 3 yıldır

tam üç yıldır ben blog yazıyormuşum, ayda bir yazı çoğunlukla, çok yazamıyorum nedense. üstelik her gün yazacak bir sürü şey oluyor aklımda ama iş blog başına oturup yazmaya gelince nedendir bilmem çok üşeniyorum. gerçi ben neredeyse her şeye üşeniyorum ya neyse
aklımda beliren yazıları yazabilmek ve seninle daha çok ilgilenebilmek dileğiyle sevgili bloğum: doğum günün kutlu olsun...
mini köstebek pastalar
kızlarımın kek sevmeleri nedeniyle bin bir çeşit kek yapmaya çalışan zavallı ben. yeni keşiflerden birisi de bu oldu.
malzeme:
3 yumurta
1 su brd. şeker
1 su brd. sıvı yağ
1 su brd. süt ya da yoğurt
1 pk vanilya ve hamur kabartma tozu ve kakao
aldığı kadar un
1 pk. creme ole
yukarıdaki malzeme ile kakaolu kek yapılır. pişerken creme ole tarifine uygun olarak hazırlanır. kek piştikten sonra bir bardak yardımıyla yuvarlak kesilir. parçaların üzerine 2 kaşık kadar creme ole konulur. kalan kek parçaları creme olenin üzerine ufalanır. buzdolabında dinlendirildikten sonra servis yapılır.
malzeme:
3 yumurta
1 su brd. şeker
1 su brd. sıvı yağ
1 su brd. süt ya da yoğurt
1 pk vanilya ve hamur kabartma tozu ve kakao
aldığı kadar un
1 pk. creme ole
yukarıdaki malzeme ile kakaolu kek yapılır. pişerken creme ole tarifine uygun olarak hazırlanır. kek piştikten sonra bir bardak yardımıyla yuvarlak kesilir. parçaların üzerine 2 kaşık kadar creme ole konulur. kalan kek parçaları creme olenin üzerine ufalanır. buzdolabında dinlendirildikten sonra servis yapılır.
sevgiyle :)
20 Şubat 2015 Cuma
fincanda kek
büyük böcüğüm keki çok seviyor özellikle kakaolu olanı. dolayısıyla bizim evde sık sık kek pişer. ama ben hep aynı keki yapmaktan sıkıldığım için çeşit yaratmaya çalışıyorum. bu kek tariflerde gördüğüm ama denemeye korktuğum bir pişirme tekniğine sahip(ti). artık rahatlıkla yapıyorum.
malzeme:
normal kek hamuru için
1 yumurta
3 ç. k. şeker
1 su brd. un
2 ç.k. yoğurt
2 ç.k. sıvıyağ
1/2 pk. kabartma tozu ve vanilya
kakaolu kek için
1 yumurta
3 ç. k. şeker
1 su brd. un
2 ç.k. yoğurt
2 ç.k. sıvıyağ
1/2 pk. kabartma tozu ve vanilya
1 ç.k. kakao
malzemeler ile biri kakaolu biri sade iki ayrı kek hamuru hazırlanır. yağlanan fincanlar içine 1 kaşık sade kek-1 kaşık kakaolu kek-1 kaşık sade kek-1 kaşık kakaolu kek olacak şekilde bir kaç katman dökülür. fincanın yarısına kadar gelmeli hamur yoksa pişerken taşabilir. fincanlar içi kek hamuru kadar sıcak su dolu tepsiye konulur ve 160 derecede 25-30 dk pişirilir.
soğuduğunda fincandan çıkarılır ve ortadan bölünerek servis edilir. afiyetle yenir, kilolar alınır vs. vs. vs.
malzeme:
normal kek hamuru için
1 yumurta
3 ç. k. şeker
1 su brd. un
2 ç.k. yoğurt
2 ç.k. sıvıyağ
1/2 pk. kabartma tozu ve vanilya
kakaolu kek için
1 yumurta
3 ç. k. şeker
1 su brd. un
2 ç.k. yoğurt
2 ç.k. sıvıyağ
1/2 pk. kabartma tozu ve vanilya
1 ç.k. kakao
malzemeler ile biri kakaolu biri sade iki ayrı kek hamuru hazırlanır. yağlanan fincanlar içine 1 kaşık sade kek-1 kaşık kakaolu kek-1 kaşık sade kek-1 kaşık kakaolu kek olacak şekilde bir kaç katman dökülür. fincanın yarısına kadar gelmeli hamur yoksa pişerken taşabilir. fincanlar içi kek hamuru kadar sıcak su dolu tepsiye konulur ve 160 derecede 25-30 dk pişirilir.
soğuduğunda fincandan çıkarılır ve ortadan bölünerek servis edilir. afiyetle yenir, kilolar alınır vs. vs. vs.
sevgiyle :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

